Bir gün yalnızlık, kimsesizlik koca güneşin canına tak etmiş. Evleneyim de kurtulurum belki demiş. Evlenmiş. Kırk gün kırk gece düğün yapmış. Herkes yemiş içmiş. Düğünde eğlenmişler. Kurbağalar da düğüne gelmişlermiş. Herkesle birlikte onlar da eğlenmiş, sevinmişler. İçlerinden akıllı bir kurbağa: - Ne kadar da aptalız, demiş. Güneş evleniyor diye sevincimizden ter ter tepiniyoruz. Oysa, güneş bizim düşmanımız. Bir göründü mü, birikinti suları, batakları hep kurutur, bizi perişan eder. Şimdi bir de evleniyor. Yarın bir gün çocuğu olur, o da kendi gibi etmediğini komaz kurbağa milletine. Sevineceğimize sonumuzu düşünsek ya! Kimi kimseler ne olduğunu bilmeden, düşünmeden her şeye sevinirler. Oysa sevindikleri şey onların zararına olabilir.
|